KPSS'yi kolaylıkla kazanmak istiyorsanız!
Bu siteyi detaylı inceleyin..

Dil Gelişimi

Dil Gelişimi

“Dil evrimsel süreç içerisinde insan türünün  karmaşık ilişkilerine araç olsun diye gelişen bir iletişim aracıdır.Dilin gelişimine paralel olarak insan beynide karmaşıklaşmıştır. Dil hem sosyal bir varlık olmamızın bir sonucudur hem de aracıdır.”(1)

Dil, insanların isteklerini, düşünce ve duygularını, gereksinimlerini başkalarına iletmek ve onları anlamak amacıyla  kullanılan bir iletişim aracıdır. Bazı dil bilimciler dili; iletişim kurma amaçlı semboller ve kurallar sistemi olarak tanımlamaktadır.

Dil gelişimi, bilişsel süreçleri de ( düşünme, hatırda tutma, problem çözme, analiz v.b.) içerdiğinden, tüm diğer gelişim alanları ile ilgisinin yanında özellikle bilişsel gelişimle iç içe bir alandır. Bu açıdan bakıldığında dilin gelişmesinin ve kullanımının oldukça karmaşık bir süreç olduğu düşünülebilir. Yine de karmaşık Görünmesine rağmen  dilin rastgele oluşmadığı, bir takım kural ve yapılar içerdiği bilinmektedir. Kısaca Dil; düşünceyi yapılandırır. Dil ile düşünce karşılıklı bir yapılanma ve etkileşim içersindedir. Dil Gelişiminin, Bilişsel Gelişime paralel olarak gelişmekte olduğu kabul edilir

Çocuklar, içinde bulundukları çevrede ses ve anlamsal  açıdan kendine özgü  bir ana dil öğrenirler. Ancak aynı dili konuşsalar bile, bireysel ve kültürel özellikler açısından farklılaşabilirler.

Not: Dil gelişimi tıpkı diğer gelişim alanlarında olduğu gibi yaşa paralel bir süreç izler. Yakın yaştaki çocuklar dil gelişim süreçleri açısından benzer özellik gösterirler.

Çocuklar belli bir dili nasıl öğrenirler?

 

Dilin kazanımı ile ilgili farklı bakış açıları vardır. Kimi kuramcılar dili ağırlıklı olarak doğuştan gelen faktörlerle açıklarken kimi kuramcılar da çevresel faktörlerle açıklamışlardır.

hh

Dil Gelişimi İle İlgili Yaklaşımlar

Davranışçı Yaklaşım:

Bebekler, kendilerini istedikleri sonuca götüren sesleri tekrar ederek dili öğrenmektedirler ve dil gelişimi “Taklit” yolu ile olmaktadır. Pekiştirilen sesler öğrenilir, pekiştirilmeyen sesler ise söner. Skınner “kelime”yi sözel davranış olarak ele almaktadır. Dünyanın her yerindeki bebeklerin aynı evrensel sesleri çıkarmaları ve i her ikiz çocuğun farklı zamanlarda konuşmaya başlamaları davranışçı kuramın dil gelişimine ilişkin savının çok güçlü olmadığına işaret eder. Ama buna rağmen bazı varlık isimlerini ve basit ifadeleri davranışçı kuramın öngördüğü biçimde öğrenildiği söylenebilir. Bu kurama göre çocuk bir takım sesler çıkarır.Örneğin rastgele “baba,anne” der ve o anda yanında olan kişinin sempatisi ile karşılaşır,gülümseme alır, ilgi görünce o sesleri çıkarmaya devam eder.

Sosyal Öğrenme Yaklaşımı

Bu kurama gre her bir çocuğun konuştğu dili nasıl öğrendiği çevresel faktörlerden bir diğeri olan sosyal(gözlem yoluyla)öğrenmee bağlıdır. Çocuğa gözlem, taklit ve uygulama ortamı hazırlayan anne-babalar, bakıcılar, eğitimciler, ona dil becerisi kazandırmaktadır. Bu görüş benzer konuşma biçimlerinin nedenini açıklayabilir ancak aynı bölgede yaşamalarına rağmen farklı kelime dağarcıklarına ve farklı düzeylerde dil becerisine sahip olmayı açıklayamaz.

Saphir-Whorf Hipotezi

Bu varsayıma göre kişinin konuştuğu dil, düşünme ve dünyayı görme biçimini doğrudan etkilemektedir. Dilin düşünme biçimini tam olarak nasıl etkilediği henüz açıklığa kavuşturulmuş bir konu değildir.

 

Psikolinguistik Yaklaşım

Dil Gelişimini biyolojik ve psikolojik temellere göre inceleyen bu yaklaşımın öncüleri: Chomsky, McNeill ve Lenneberg’dir. Bizim üzerinde duracağımız kuram ve kişi ise Chomsky’dir.

N. Chomsky’e göre, insan beyninin belirli bölgeleri dilin kazanılmasında ve kullanılmasında görevlidir. İnsanlar doğuştan konuşma ve dili kullanma yeteneğine sahiptirler. Bu mekanizma doğuştan getirilir. Bu sayede çevrede kullanılan dil içselleştirilir, böylelikle anlama ve konuşma gerçekleşir.

Doğuştan gelen beyin programı(yazılım): Beynimizde bulunan ve dilin kullanımını ve kurallarını öğrenmemizi kolaylaştıran doğuştan getirdiğimiz “dil aygıtı”. Hiçbireğitim almayan 4-5 yaşındaki çocukların karmaşık ve zor bir yapıda olan dili nasıl kullanabildiklerini bu program çok iyi açıklıyor. Örneğin, bu çocuklar nasıl oluyor da sonsuz sayıda cümle kurabiliyor? Örneğin;5 yaşındaki bir çocuk “Annem usulca kumandayı eline aldı ve televizyonu açtı.” İfadesinin doğru olduğunu , “Kumandanın televizyonunu açtı usulca annem.” İfadesinin ise tutarsız olduğunu anlayabiliyor. Chomsky’e göre  yaşam boyu kullanacağımız bütün ifadeler beynimizde listeler halinde depolanmış değildir. Beynimizde tüm kelime türlerini birleştirmeye ortam hazırlayan bir program bulunmaktadır. ”Zihinsel gramer” adı da verilen bu yapı doğuştan gelen beyin programı sayesinde gerçekleşmektedir.

Dilde bir düşüncenin farklı biçimlerde ifade edilmesine rağmen nasıl aynı anlama geldiğini açıklamak için yüzeysel ve derin yapı üzerinde duran Chomsky bu kavramları şu şekilde açıklamaktadır: Yüzeysel yapı, cümlenin duyulan şekilsel(kelime) yapısını tanımlar. Derin yapı, duyan kişinin zihninde var ,olan altta yatan anlamını tanımlar.

Özetle Psikolinguistik kuram şunları söylemektedir:

1.Bütün diller ortak bir evrensel grameri paylaşır ve çocuklar evrensel grameri öğrenmek için zihinsel bir programı miras alırlar.

2.Dil kursla öğrenilmez, anlatım bozuklukları dili kursla ve kurallarıyla öğrenmediğimizi kanıtlar.

3.Dil gelişimi için biyolojik yapı birinci derecede önemlidir.Bu noktada Chomsky dil gelişiminde çevresel imkanların önemini geri plana itmekle eleştirilmiştir ancak buna rağmen dil gelişimini açıklayan en güçlü kuram olarak bilinmektedir.

 

 Dil Gelişimini Etkileyen Faktörler

 

  • Cinsiyet:

Kız çocukları erkeklere göre daha erken konuşur ve kelime hazneleri fazladır.

  • Çevre:

Televizyon, bilgisayar gibi araçlar çocukların kelime dağarcığını geliştirir. Daha sosyal ortamlarda bulunan çocuklar, daha fazla öğrenme gösterirler.

  • Aile:

Ailenin Sosyo-Ekonomik ve Kültürel düzeyi de konuşmayı etkiler.

  • Oyun:

Çocuklar oyun aracılığı ile diğer bireylerle etkileşime girerek yeni sözcükler ve düzgün cümleler kurmayı öğrenirler.

  • Yetişkin:

 Yetişkinler konuşmaları ile çocuklara “Model” olmaktadırlar.

Dili Oluşturan Unsurlar

 

Fonem(ses) ve Morfem(sıra-hece)

Fonem, bir dildeki temel seslerdir. Örneğin “Söz” kelimesinin “S” harfi ile temsil edilen ilk ses bir “Fonem”dir. Fonemlerin anlamlı bir şekilde birleşip oluşturduğu yapı ise “Morfem”i oluşturur. Yani; “S” + “Ö” + “Z” fonemleri birleşip “Söz” Morfemini meydana getirmişlerdir. Morfem, “Dil Bilim/Filoloji”de “Kök/Yapı” anlamına gelmektedir. Bebekler sesleri (fonem) yan yana koyarak “Morfem” oluşturabilirler. Agulama döneminde bu iki dil unsuru da vardır.

Semantik(Anlam Bilgisi)

Kelimelerin anlamlarının bilinmesidir. Kelimelerin farklı bağlamlarda farklı anlamlara geldiğini bilmek hem müthiş hem de ilginç bir durumdur.Bu unsur tek sözcük(morgem) evresinde yapılanmaktadır.

Sentaks(söz dizimi)

Çocuklardaki Kelime Sayısı-Kullanım Düzeyi

  • 1,5 yaşında => 100 kelime ort.
  • 2 yaşında => 200-2500 kelime ort.
  • 2,5 yaşında => 500 kelime ort.
  • 3 yaşında => 900-1000 kelime ort.
  • 4 yaşında => 1500 kelime ort.
  • 5 yaşında => 2000-2200 kelime ort.
  • 6 yaşında => 2500 kelime ort.

Dil öğrenmede; önce isimler, sonra fiiller ve sonra da sıfatlar öğrenilir.

 

 Dil Gelişiminin Aşamaları

Agulama – Babıldama Evresi (0-6 aylar)

İlk iki ay ağlama evresidir ve bebekte sadece ağlama vardır. 2. ve 6. aylar babıldama evresidir. Bebek, anlamsız ve düzensiz, çeşitli sesler çıkarır. İhtiyaçları içinse ağlar ve ağlayarak iletişim kurar.

Heceleme Evresi (6-12 aylar)

Konuşma organları olgunlaşmıştır. Bebek heceleri çıkarmaya başlar: ba-ba, ma-ma…

Tek sözcük Evresi (12-18 aylar)

Konuşmada “Kritik Dönem”dir. İlk anlamlı sözcükler söylenmeye başlanır. Çocuk çevreyi keşfetmeye yönelmiştir, tek sözcüklerle çok şey anlatılmaya çalışılır ve tek sözcüğe farklı anlamlar yüklenir. Buna “Morgem” denir. Örneğin: “köpek” dendiğinde “Köpek geldi” “Köpek gidiyor” “ Köpekle dışarı çıkmak istiyorum.” Gibi bir kelimeye  çok  anlam yükleyebilirler.

Bu dönemdeki diğer bir özellik ise dilin alıcı ve ifade edici yönüyle ilgilidir. Çocuk, söylenilenleri anlayacak fakat ifade edemeyecektir.

Telgrafik Konuşma (18-24 aylar)

Sözcüklerin birleştirilmesi dönemidir. Öğrenilen kelime sayısı artar. İki kelime peş peşe söylenerek anlamlı sözcükler oluşturulur: “Anne su” “ Baba geldi”. Bağlaç kullanımı yoktur, genellikle iki kelimeli ( biri fiil diğeri isim den oluşan ) cümleler kurarlar.

İlk Gramer Evresi (24-60 aylar)

Cümleler ve Gramer kuralları hızla öğrenilir. Kelime haznesi genişler. Kurallı ve dilbilgisine uygun cümleler kurulur.

Morgem/Tek Sözcük Konuşma

Tek sözcükle birçok anlam üretilir. Çocuk tek bir sözcüğe bir çok ve değişik anlamlar yükleyebilir. “Araba” dediğinde arabanın orada var olduğunu, geldiğini, gittiğini vs. ifade edebilir.

Telgrafik Konuşma

Sözcükler arasında bağlaç kullanılmadan yapılan konuşmalardır. “Baba Gitti” “Anne Su” gibi tümceler kullanılır.

Kavram Gelişimi/Öğrenme

Duyu organları ile alınan bir bilgiyi ya da nesneyi zihinsel tasarımlara dönüştürme. Benzer özellik ya da nitelik taşıyan uyarıcılara dilsel sembolik karşılıklar verme.

Aşırı Kurallaştırma

Kuralları, ilişkili olan veya olmayan tüm diğer durumlara uygulama eğilimidir.

Hastanede hemşirenin “Sus” işareti yapan resmini önemseyen çocuk, diğer tüm yerlerde de “Susma” eğilimine yönelir.

Eksik Kurallaştırma

Kuralları sadece öğrenilen örneklerle sınırlandırır. Kendisine “Taner, senin büyüğün, ona saygı duymalısın” denilen bir çocuğun bundan sonra sadece Taner’e saygı duyması gibi.

Alıcı Dil

Yeni sözcük üretebilmek için bekleme eğilimidir. Bir oyuncağının adını öğrenen çocuk, diğer tüm oyuncaklarının da adını öğrenmek ister.

KPSS Hazırlıkta En Pratik Yöntemi Denemek İster Misiniz? TIKLAYIN...

Admin kimdir?

Oğuzhan Ünal; sıcak bir mayıs sabahı merhaba dedi dünyaya, ailesinin 3. ve sonuncu çocuğu olarak. İlkokul eğitimini D.Ç 50. yıl ve Mimar Sinan İlköğretim okullarında gerçekleştirdikten sonra ortaokul eğitimini Merkez Atatürk İlköğretim okulunda okul ikincisi olarak bitirdi. Ortaokul sonunda gerçekleştirilen fen liseleri sınavında Erzurum Fen Lisesini kazandı.

4 Yorum yapılmış...

  • 07 Nisan 2013 | Cevapla

    Gerçekten dil eğitimine küçük yaşta başlanması gerekli kendimden örnek verecek olursam orta yaşlarda dil öğrenimi çok ama çok zor oluyor malesef ağaç yaşken eğilir atasözünü ne kadar güzel söylemiş atalarımız

  • 17 Haziran 2013 | Cevapla

    bilgi için çok teşekkürler

  • 18 Haziran 2015 | Cevapla

    bilişsel kuram dil edinimini nasıl etkiler

  • 15 Mayıs 2017 | Cevapla

    Süpersiniz hocam :)

Tepki verin!

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi girin sitemize yeni eklenen içerikten haberdar olun...